Arşiv

Archive for the ‘Seo Teknikleri’ Category

Pagerank mı içerik mi daha önemlidir ?

Ekim 29, 2009 Yorum yapın
İlk bölüm
————–
Google arama sonuçlarında sıralama nasıl belirlenir ?
1)kelimeyi içeren tüm sayfalar bulunur (doğaldır)
2)sayfa içi faktörlere göre (keywords vb) siteler sıralanır (en önemli bölüm!! içeriğiniz de buna dahildir)
3)alınan linklerdeki anchor textler hesaplanır (link değişimi ve pr bu devrede etki ediyor)
4)sonuçlar pageranka uyum gösterecek şekilde düzenlenir (birbirine yakın sonuçlarda google yazı tura atmaz da pagerank’a bakar,pr 6 oldum birinci çıkacam diye bişey yoktur,hurafedir,yalandır,iftiradır )
 
Bu maddeleri derleyip toplaycak olursak Google’da kendi alanınızdaki aramalarda üstte çıkmak için ÖNCE İÇERİK diyoruz,fakat dikkat edelim sadece içerik demiyoruz PR de önemlidir.(hani pr çok etki etmiyodu diyenler;pr sizi üste çıkarmaz ama pr için backlink almak zorunda olduğunuz için bu backlinkler sayesinde üstte çıkarsınız )
 
 
 
Dikkat etmemiz gereken noktalar !
————————————
Keywords(anahtar kelimeler):
Birbirini izleyen her tekrar önemi azaltır(aynı keyleri tekrar tekrar kulanmayın),keywordlerin yakınlığı önemlidir (benzer keyleri veya typoları derleyin)
 
Anchor text:
En önemli faktörlerdendir.Fakat bir noktadan sonra anchor önemini yitirir tıpkı keywordler gibi(başka sitelerin size link verdiği kelimelerdir,hatırlarsanız arama sonuçlarında byük önemi olduğunu söylemiştim)
 
Pagerank:
Potansiyel olarak sınırı yoktur.Sürekli geliştirilmeye müsaittir,fakat çalışma gerektirir,pr yükseltmek kolay bir iş değildir.
 
Not:tüm faktörlerin işlevini yitirdği bir nokta vardır ama pagerank her zaman arttırılmaya müsaittir.Keylerinizi max optimize edip anchorlarınızı max seviyeye getirebilirsiniz.Bu vakitten sonra yapmanız gereken sadece güncel içerik ve PR olmalıdır.
 
 
Bi örnekle açıklayalım
——————————
A kişisi içeriği güncel tutuyor yani “on the page” faktörleri çok sağlam keywordleri felan ama pagerankın önemini kavrayamamış (daha taze )
 
B kişisi tam tersi “on the page” faktörleri zayıf PRsi yüksek içerik zayıf (sadece PR nin anlamını öğrenip webmaster oldum diyen kişi)
 
A nın avantajları
 
-arama sayfalarına kolay girer
-kendini yenileyen linkler işinizi kolaylaştırır
 
A nın dezavantajları
 
-arama sonuçlarındaki yerini rakiplerine kaptırmaması için çok çalısması gereklidir
-yeni rakiplere daha yavaş tepki verir (arama sonuçlarında)
 
B nin avantajları
 
-sağlam bir pozisyondadır,”on the page” faktörlerinin üstüne düşerseniz kolayca yükseltebilirsiniz
-non-search engine (yani website referrers) hiti daha yüksektir
 
B nin dezavantajları
 
-arama sonuçlarına girmesi zordur
-iyi bir yere gelmesi zordur
-spam filtrelerine takılma riski yüksektir
 
Veresiye veren,peşin satan gibi bişey ikisinin de eksileri var.Siz en iyisi ikisinden de olmayın.
 
 
 
Son olarak bi formül alıntı yapalım:
 
Total skorunuz=(non-pr faktör skorunuz)x(pr skorunuz)
 
 
SEO konusunda ilk makalemi yazdım,birazı kaynaktaki kitaptan yaptığım çeviriler birazı da kendi yorumum oldu.Çoğumuzun bildiği şeyler ama yeni başlayanlar yardımcı olur umarım.Yorumları bekliyorum
 
 
Kaynak:
Google Meta Tag And Page Rank Stuff Pagerank Explained 

Projelerinizin Tutması İçin 3 Altın Kural

Ekim 29, 2009 Yorum yapın
Kendi gözlemlerim sonucunda derlediğim 3 altın kuralı sizinle paylaşmak istiyorum. Genellikle bilinen şeler fakat üstünde durulmuyor her nedense.
1] Domaine Göre Proje Değil Projeye Göre Domain
 
Yani önce projenizi belirleyin, kod çalışması, grafik vs. herşeyi belirleyin ondan sonra domain alın. Güzel bir domain buldum buna göre site açayım mantığından vazgeçin.
 
2] Para için Site Değil site İçin Para
 
En başlarda geliriniz olmayacaktır fakat gerçekten iyi bir projeniz varsa zamanla kazanmaya başlayackasınız. hileden ve tüm siteyi kaplayan reklamlardan uzaklaşın, unutmayın para siteniz için lazım; siteniz para için değil. Kazanç tabii ki önemli ama ilk zamanlar ikinci planda tutmanız gerekmekte.
 
3] Tek Konuya Yönel
 
Burda her şey var geeel geeel! gibi sitelerden uzak durun, msn, sohbet, fıkra bilmem ne böyle doldurmayın siteyi tek alana yönelin ve profesyonellesin.
 
Projeniz iyise bu maddeleri uyguladığınızda er yada geç kazanmaya başlayacaksınız.

Rss Nedir ? Nasıl Hazırlanır ?

Ekim 29, 2009 Yorum yapın
Her yerde görür olduk artık bu kelimeyi; ufak turuncu renkli butonlar, üzerlerinde rss yazıyor… Peki nedir bu rss?
 
RSS, really simple syndication yani “gerçekten kolay sindikasyon(!)”. daha geniş tanımıyla xml grammerinde yazılmış, sitedeki en son güncellemeler veya haberleri olabildiğince hızlı bir şekilde son kullanıcıya iletmek için kullanılan veri biçimi. Tanım biraz teknik olmuş olabilir lakin ilerleyen satırlarda kafanızda şekilleneceğinden eminim.
 
Biliyorsunuz xml sayesinde verilerin paylaşımı ve yönetimi oldukça kolay bir hal alıyor. Geniş ama basit xml dünyasında istediğiniz türde bilgiyi yönetebiliyorsunuz. rss ‘de xml yapısı üzerine kurulu bir standart diyebiliriz. 1990′larda Netscape tarafından geliştirilmiş bazı basit verilerin paylaşılması için geliştirilmiş, sonrasında Userland sayesinde popularitesini kazanmış.
 
Rss, sadece metin tabanlı olduğu için -gerçi son zamanlarda rastlamışsınızdır içinde resim olanlara da- son derece hızlı bir veri paylaşım platformu sayılır ve çoğu kişi tarafından da kabul görmüştür. En basit şekilde, paylaşılmak istenilen herşey için rss biçilmiş kaftan. biraz genişletirsek;
Ziyaretçi en hızlı biçimde bilgiye ulaşabiliyor
Site sahibi, içeriğini çok daha fazla kişiye ulaştırabiliyor
Satış yapan siteler, müşterilerini e-postadan çok daha hızlı bir şekilde bilgilendirebiliyorlar
Yine site sahipleri, sitelerine içerik sağlıyabiliyorlar
 
Bunlar sadece sayılabilecek birkaç örnek, uygulayarak farklı mecralarda kullanmaz sizin elinizde.
 
Çoğu teknolojide olduğu gibi rss’in de farklı versiyonları var. Netscape tarafından geliştirilen rss 0.90 ve artık kullanılmayan rss formatı bunların ilki. Sonrasında sırasıyla, Userland tarafından geliştirilen 0.91, 0.92, 0.93 ve 0.94, rss-dev tarafından geliştirilen rss 1.0 geliyor. Şimdiki zamana iyice yaklaştığımızda rss 2.0 ile karşılaşıyoruz. Şuanda en çok tercih edilen rss sürümü ve tabiki en stabil/uyumlu olanı, rss 2.0 ve 1.0.
 
Basit bir rss yapısı şöyle olmakta:
 
Kod:
<channel>
 
<title>Site Başlığı</title>
 
<link>http://www.siteadresi.com</link>
 
<description>site hakkında kısa bir tanım</description>
 
<language>tr</language>
 
<item>
 
<title>içerik başlığı</title>
 
<link>http://www.siteadresi.com/icerigin_adresi.ht ml</link>
 
<description>içerik hakkında kısa bir açıklama veya tamamı</description>
 
</item>
 
</channel>
 
Genel olarak tüm rss formatlarında bu yapı bulunmakta. burada önemli olan tüm rss içeriğinin 01 ve 11 numaralı satırlar arasında olması. 02, 03, 04 ve 05 numaralı satırlar ise site hakkında bilgiler veriyor. geriye kalan 06 ve 10. satırlar arasına da rss ile verilecek bilgiler var. detaylı satır açıklamaları ve rss 2.0 formatı için varolan tüm ek bilgileri Harvard Üniversitesi’ndeki sayfadan görebilirsiniz.
 
Kendi sitem için nasıl rss hazırlayabilirim? diye sorabilirsiniz şu aşamada, oldukça doğal. Eğer sitenizin içerik sistemini kendiniz yazdıysanız, biraz kodlama bilginiz olduğundan dolayı oldukça pratik bir şekilde rss hazırlayabilirsiniz. Yapmanız gereken hangi formatta hazırlayacağınızı belirleyip, örneğin rss 2.0, onun sayfasına girerek rss’in bir örneğini elde edebilir ve onun üzerinden hazırlayabilirsiniz. Eğer Movabletype veya Blogger gibi sistemleri kullanıyorsanız, site/sistem içerisinde muhakkak rss hakkında bir açıklama bulunacaktır.
 
Ayrıca rss hazırlama konusu detaylıca açıklayan makalelere de bir göz atabilirsiniz: notepad,web server ve bir bira ile rss hazırlama, rss hazırlama, mysql verisini rss ile paylaşimak.
 
Rss hazırlarken dikkat etmeniz gereken birkaç şey de olabilir. Mesela amacınızı belirlemelisiniz, rss sayesinde sitenize daha çok ziyaretçi mi çekmek istiyorsunuz yoksa başlıca amacınız bilgi paylaşımı mı? Buna göre sunduğunuz içeriğin description (09) satırına açıklamaların belirli bir kesitini veya tamamını yazdırabilirsiniz. Ayrıca hazırladığınız rss’in en sonuna manuel olarak bir item açıp link olarak sitenizin adresini yazıp, başlığa da daha fazla haber şeklinde bir giriş yapmanız, rss inizi takip eden kullanıcıların sitenize uğramasını sağlayabilir.
 
Hazırlama aşamasından sonra rss validator’ler sayesinde rss’inizin standartlara uygun olup olmayacağını, dolayısıyla rss programlarında (veya başka sitelerde) düzgün görünüp görünmeyeceğini test edebilirsiniz.
 
Rss’imizi hazırladık, peki bunu nasıl geniş kitlelere nasıl ulaştıracağız? Bu aşamada imdadımıza rss’leri toplayan ve kategorileyen siteler yetişiyor. Bunlardan en büyükleri syndic8, newsisfree ve Türkçe olarak da Türkçe RSS ve Blog Destek Merkezi. Türkçe RSS ve Blog Destek Merkezi, Kaynak olarak da oldukça işinize yarayacaktır.
 
Şimdi işin eğlenceli kısmı geliyor, rss’in olmayan sınırları dahilinde istediğiniz bilginin ayaklarınıza kadar gelmesini sağlayacak programlar. Yani rss okuyucular. farkettiğiniz üzere rss, yapısı yüzünden makyajsız bir şekilde izleniyor. Ancak rss programları, gerekli makyajlamaları yapıyor ve size normal bir görünümde sunuyor. bu programlar içerisinde benim en kullanışlı ve canayakın bulduğum, popüler css editörü top style’ı da yapan bradbury software tarafından yazılmış olan, feed demon. Bunun dışında New Tech News Blog Network ~ Lockergnome’un bir araya topladığı rss okuyucuları listesine de bakabilirsiniz.
 Kaynak alıntı

Bing arama motorunda sitemap nasıl yapılır

Ekim 29, 2009 Yorum yapın

bing arama motorunda sitemap yapmak icin http://www.bing.com/webmaster/WebmasterManageSitesPage.aspx   k ad şifre  hotmail.com olur live.com windoswslive .com neyse olur siteye girince   add a site tıklıyoruz   Web address:  sitenizi adını yaziniz  ornek www.htmlkodlari.net  Sitemap address:  yazan yere örnek http://www.htmlkodlari.net/sitemap.xml   yaziyoruz mail adreside yaziyoruz sonra  Download XML Verification file  cıkar sonra tıklayıp xml uzantili dosyasini ana dizinine atınız sitenizin bu kadar bing arama motorunda sitemap oluşturmak

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.